18 Mayıs 2010 tarihinde Milli Kütüphane’de DTCF Bilgi Topluluğu tarafından düzenlenen “Mesleki Eğitim Forumu”; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi katılımlarıyla gerçekleştirilmiştir.

Mesleki Eğitim Forumu”na konuşmacı olarak katılan ve ilk konuşmacı olarak bir nevi açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Sayın Berin U. Yurdadoğ, daha nitelikli bir mesleki eğitim konusunda bazı noktalara değinmiştir. Bilimimizde değişimin ilk metod olarak ele alınması gerektiğini belirten hocamız; çağdaş, dinamik, esnek, paralel ve paradoksal olması gerektiğini belirtmiştir. Enformasyon devrimiyle birlikte, enformasyon toplumunun ortaya çıktığını, enformasyon toplumunu da “bilginin temel olarak ele alındığı, hem üretildiği hem de yaygın olarak kullanıldığı toplum.” Olarak tanımlamıştır.

“Entegrasyondan bahsediliyor fakat bu asimilasyon.”

Bilgiye geçiş sürecinde sosyal-kültürel değişmeler yaşandığını dile getiren hocamız, yeni bir sosyal oluşumun ortaya çıktığını ve sanal ortamda iletişim kolaylığıyla insanların kendilerine güven duymalarını sağladığını belirtmiştir. Günümüz toplumunda kesinliklerin azaldığını ve bulanıklıkların başladığına dikkat çeken hocamız, Feed-back döneminin bittiğini, yerini feed-forward dönemine bıraktığını söylemiştir.

“Bugün simbiyotik bir yaşam söz konusudur, asalaklığa yer yoktur!”


1 – Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Lisans Öğrencisi Taner ÇAKIR ise önerilerini ve beklentilerini şöyle dile getirdi:

Öneriler:

  • Bibliyoterapinin (okuma terapisi) müfredata katılması,
  • 3.-4. Sınıflarda fakülte eğitimi yanı sıra kısmi zamanlı olarak uygulama alanlarında pratik yapabilme imkanı,
  • Yabancı dil eğitiminin yetersizliği; müfredatta olan yabancı dil eğitimin yetersizliği, zorunlu bir İngilizce hazırlık sınıfının olması gerektiği.

Beklentiler:

  • Dersliklerle hocaların çalışma odalarının iç içe olması durumunun hep bu şekilde kalması,
  • 2006 yılından beri Polonya ile Erasmus değişim programında işbirliği halindeyiz fakat kontenjanlar yetersiz. Kontenjanların arttırılmasını talep ediyoruz.

2Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Yüksek Lisans Öğrencisi Neslihan ER:

Mesleğimizin sorunlarıyla ilgili yapılan bu Foruma katılmaktan mutluluk duyduğunu ve üniversite eğitiminin yanında öğrenci katılımının olduğu forumları, kongreleri yararlı bulduğunu belirten ER, mevcut duruma eleştirilerini ve önerilerini şöyle dile getirdi :

Eleştiriler:

  • Üniversite eğitimi sonrasında mesleki bilgi edinebileceğimiz bir ortam yok.
  • Kütüphanecilerin ulusal çapta haberleşmeleri ne durumda?
  • Yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen bireyler yok.
  • Staj konusunda bizi kurumlara emanet etmeyiniz!

Öneriler:

  • Mesleki eğitim çalışmalarında öğrenciler ön plana çıkarılmalı.
  • Ulusal yetkiye sahip bir dernek oluşturulmalı.
  • Ülke çapında üniversiteler arası öğretim üyesi değişimi yapılmalı.
  • Staj çalışmalarında kurumlar öğrencilere değer vermeli.
  • Mesleki eğitim içinde değer yargıları oluşturulmalı.
  • Yaşam boyu öğrenme süreci benimsenmeli.

3 – Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oya Gürdal TAMDOĞAN:

“Ulusal düzeyde mesleki eğitime katkımız olmadığını belirten hocamız, kurumsal ve bireysel bağlamda başarıların yetmeyeceğini de dile getirdi.

“Temel sorunlarımızı çözebilmiş değiliz.”,

“Kavram karmaşası ve kafa karışıklığı yaşıyoruz. Bildiklerimizi pratik düzleme aktaramıyoruz.”

Ulusal düzeyde mesleki eğitimimize ilişkin ortak çalışmalar da öneren hocamız, seneye yapılması planlanan Kongre’de belli bir komite oluşturulabileceğini dile getirdi.

Ayrıca hocamız öğrencilerden bir araya gelip seslerini duyurmaları ve tartışma platformlarında bulunup cesur olmaları önerdi.

Öneriler:

  • Çalışmalar bireysellikten çıkarılıp ulusal çalışmalara dönüştürülmeli.
  • Bilgi pratik düzleme aktarılmalı.
  • Bölümler arası ortak çalışmalar yapılmalı.
  • Güncel duyuru ve kullanıcı hizmetleri nitelikli düzeyde sunulmalı.
  • Sosyal ağların kullanılması doğru şekilde öğretilmeli.

4 – Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş :

Bilgi ve Belge Yönetimi eğitimi standartize bir eğitim olmadığını, pek çok konuda farklılıklar gösterdiğini belirten ODABAŞ, mesleğimizle ilgili üç temel sorundan bahsetti:

  • YÖK’e bağlı yaşanan genel sorunlar. Bölümlere danışılmadan öğretim kadrosu ve öğrenci kontenjanı belirlenmesi gibi.
  • Bilgi ve Belge Yönetimi’ndeki yapısal sorunlar. Teorik derslerin çok ağır, uygulama derslerinin az olması.
  • Öğretim kadrosunun güncellenmemesi.

5 – İGEME’den Dr. Tayfun Gülle :

“İGEME, 1960 yılında kurulan, ticari bilgi hizmeti veren bir kuruluştur. Bilgi ve Belge Yönetimi, Dış Ticaret, Uluslararası Ticaret, İktisat, İşletme, Rus Dili ve Edebiyatı, Çin Dili ve Edebiyatı gibi bölümlerden ve yurt dışından stajyerler geliyor. Staj programında değişik bölümlerdeki öğrencilerin ortaklaşa çalışmaları verimi artırıyor. Proje odaklı bakış açısını geliştirmek diğer bölümlerin sorumluluğunda, Bilgi ve Belge Yönetimi stajyerleri kişisel isteklerine göre, yeteneklerinin yönlendirilmesiyle staj yapabiliyor.” dedi ve öğrencilerde gördüğü olumlu ve olumsuz özellikleri sıraladı:

“Okuryazarlığı, bilgisayar okuryazarlığı olarak görülüyor. Bu görüş değiştirilmeli.”

Öğrenciler de gördüğü olumlu özellikler:

  • Yabancı dil altyapısı var.
  • Bilgisayar hakimiyetleri iyi derecede.
  • Aldıkları derslerin çeşitliliği çok iyi durumda.

İyi özelliklerinin yanında gördüğü eksiklikler:

  • Eleştirel düşünceye sahip değiller, ne verilirse onunla yetiniyorlar.
  • Toplumla iletişim konusunda eksiklikleri var.
  • Sosyal alanlarla ilgili ( bilim tarihi, felsefe, psikoloji, sosyal antropoloji gibi ) dersler almalılar.
  • Araştırma ruhları zayıf.
  • Prof. Dr. Sayın Berin U. Yordadoğ’un da belirttiği gibi okuryazarlığı, bilgisayar okuryazarlığı olarak görüyorlar. Bunun değiştirilmesi gerekli.
  • Ayrıca genel kültür eksiklikleri var.

6 – İstanbul Üniversitesi Lisans Öğrencisi Deniz HAN:

Kişisel duygu ve düşünceleriyle ilgili bir metin hazırlayan Deniz HAN’ın konuşmasında değindiği konular maddeler halinde şu şekilde:

  • Teorik derslerin uygulama alanlarında pratiğe dönüştürülmesi.
  • Kütüphaneciliğin öneminin arttırılması.
  • İngilizce hazırlık sınıfının gerekliliği.
  • Bilgi ve Belge Yönetimi mezunlarının teknik kadroya geçmelerinin gerekliliği.
  • Meslekle ilgili bilgi paylaşımının yapıldığı alanların takip edilmesinin gerekliliği.

Konularına dikkat çekmiştir.

7 – İstanbul Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Emre ÇETİN:

Emre  ÇETİN’in konuşmasında değindiği konular maddeler halinde şu şekildedir:

  • Eğitime teknolojinin entegre edilmesinin gerekliliği.
  • Yabancı dil eğitiminin yetersizliği, İngilizce hazırlık sınıflarının zorunlu hale getirilmesi gerekliliği.
  • Teorik derslerin uygulamalarla, stajlarla pekiştirilmesi gerekliliği.
  • Staj yapılan kurumlarda öğrencilerin bedava iş gücü olarak görülmemesi gerektiği, kurumların öğrencilere katkı sağlamaları gerektiği.
  • Ders içeriklerinin gözden geçirilip güncellenmesi gerektiği.
  • Geleneksel eğitimin yanında teknolojiye hakim derslerin müfredata eklenmesi gerekliliği.

Konularına dikkat çekmiştir.

8 – İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit KONYA:

Yrd. Doç. Dr. Sayın Ümit KONYA’nın konuşmasının ana hatlarıyla maddelenmiş hali şu şekildedir:

  • Meslektaşların birbirleriyle iletişim halinde olmaları gerektiğini,
  • Öğrencilerin meslek kuruluşlarıyla ilgilenmeleri gerektiğini ve bu sayede mezun olduklarında nasıl bir pazarla karşı karşıya kalacaklarını öğrenebilmelerinin önemini
  • Bilgi teknolojilerinin uygulamalarının daha çok yapılması gerektiğini ve teorinin pratiğe geçirilmesinin önemini belirtti.

9 – Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Özkan GÜNER:

Özkan GÜNER’in eğitim konusunda eleştiri ve önerileri ana hatlarıyla şu şekildedir :

Eleştiriler :

  • Eğitimimizde teknolojinin yeterli ölçüde kullanılmıyor oluşunu; mesela bilgisayar sınavlarının hala kağıt üzerinde yapılıyor oluşunu,
  • Bilgi ve Belge Yönetimi bölümümün misyon ve vizyon tanımlamalarıyla öğrencileri bilgilendirirken daha gerçekçi davranmadığını,
  • Bölümümüzün bulunduğu üniversitelerde belirli alanlara yönelimin yanlış olduğunu, (Örneğin; İstanbul Üniversitesi’nde “kütüphanecilik”, Marmara Üniversitesi’nde “arşivcilik”, Hacettepe Üniversitesi’nde “bilgisayar” eğitimi iyidir gibi.)
  • Müzecilikle ilgili yeterli bilginin verilmediğini eleştirdi.

Öneriler :

  • Uluslararası geçerli olan sertifika programlarının yapılmasını,
    • Bilgi Topluluğu’nun ve bölüm içi toplulukların projelerinde diğer okullarla işbirliği kurması gerektiğini önerdi.

10 – Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Çavdar KARATEPE :

YÖK’e bağlı sorunlardan (araştırma görevlilerinin nitelik bakımından seçilememesinden, kontenjan belirlemedeki sorunlardan) bahseden hocamız Marmara Üniversitesi’nde ikinci öğretimin açılmasını eleştirdi. Ayrıca yaz okullarından dolayı akademik kadroya araştırma ve dinlenme zamanının kalmamasından yakındı.

“Diplomalı işsizlerin istihdamını sağlamadan, yeni diplomalı işsizler yaratmanın mantığı ne ?”

Meslek grubu olarak büyük bir eziklik içerisinde olduğumuzu, mezunlarda bir saygınlık endişesi olduğunu, meslektaşlar arasında bir “aşağılık kompleksi” olduğunu belirtti.

Ders programlarının gözden geçirilmesi gerekliliğinden; fakat prosedürün buna izin vermediğinden,  derslerde değişimin, içeriğinin değiştirilerek yapılabildiğinden bahsetti.

11 – Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz İCİMSOY:

Bölümümüzün multi-disipliner bir bölüm olduğuna değinerek farklı kurumlardan farklı beklentilerin olduğunu ve öğrencilere verilen eğitimin bu yönde verilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bölümler arası bir konsorsiyum oluşturulmalı.”

Yabancı dil eğitiminin önemine vurgu yaparak öğrencilerin İngilizce hazırlık sınıflarıyla ilgili şikayetlerini kolaya kaçmak olarak değerlendirdi. Hali hazırda bir hazırlık sınıfının mevcut olduğunu ve seçmeli olduğunu; fakat öğrencilerin hazırlık sınıfı okumaktan kaçındığını dile getirdi. Alanımızda mezun olanların İngilizce dışında, arşivlerde çalışılacaksa şayet Klasik Yunanca, Latince, Polonya dili bilmesinin iyi olacağını belirtti.

Mesleki Eğitim Forumu’na katılan konuşmacıların değindiği konuları ana hatlarıyla yazımızda belirtmeye çalıştık. Eğer ki bir hatamız, kusurumuz olduysa farkında olmadan olduğunu belirtir ve affolmasını temenni ederiz.

Saygılarımızla…

Burcu ERBİL – Celal YILDIZ